DEMİRKENT ( ERKİNİS ) KÖYÜ

Köyde yerleşim yerlerine verilen
adlardan, köye Türkmen ve çeşitli Türk boylarının yerleştiği tahmin ediliyor. H.
Tokdemir, Artvin Yöresi Folkloru adlı kitabında Erkinis adının kaynağı konusunda
şunları yazıyor: "Erk", "çevresi yüksek, kayalık ve taşlık arazi, yer" demektir.
Kumuk ve Balkar Türkçesinde "erkin", "serbest, geniş, rahat, havadar"
anlamlarına gelir. Divan-ü Liagat-it Türk'te ise "erk" için "Saltanat, sözü ve
buyruğu geçerlik, kudret, kuvvet, iktidar, gücü yeterlik" anlamlarına geldiği
bilinmektedir. Erkinis adı "erk" sözcüğünden gelmektedir... Hilmi Göktürk de,
Anadolu'nun Dağında Ovasında Türk Mührü adlı eserinde, "Macar" mezrasının adının
Macar Türklerinden kaldığını; "İtik" adının da Kuman menşeli yani Türkçe bir
isim olduğunu ve köpek anlamına geldiğini yazar. Evliya Çelebi,
"Seyahatname"sinde Karadeniz kıyılarını ve Kafkasya'yı anlattığı bölümde
dağlarda bulunan Abaza aşiretlerini tanıtırken bu aşiretlerden birinin adının da
"Macar" olduğunu yazar. Demirkent köyü 1978 yılına kadar bucak merkezliği
yapmıştır. Bu yılda bucak örgütleri kaldırılınca köy olmuştur. İlçeye 29 km.
uzaklıkta olan köy, Cami, Çağlayan, Çarşı, Elcek, Güney mahalle, Kuzey mahalle,
Soğuksu ve Pez mahalleleri; Agaret, Akçüt (Başaklı), Apsagara, Calsagara,
Çaksagara, Çevirme, Deliklitaş, Diyakomet, Eletutyan, Güniser, Haşvet (Sevgiçli),
Hazinkar (Yolgören), Heçat, Hodabun, İtik (Sarıerik), Kahnut, Karagör, Kıravet
(Salkımlar), Kopat, Macar, Melkoşet, Mikalagala (Düzce), Misur, Moroset, Nakac,
Poset, Pündük, Şişlizor (Duruçay), Torbalık, Uhdidev, Yac (Belencik), Zemacor,
Zengiyet adlı 33 mezra ve Salikor (Yakalı) yaylasından oluşur.
Az göç veren Demirkent köyünden çok sayıda bürokrat, işadamı, yüksek tahsilli
kişiler yetişmiştir. Müşir (Mareşal) Hacı Hüseyin Hüsnü Paşa ve Doğu Anadolu'nun
en usta şaz şairlerinden Muhibbî bu köyden yetişmişlerdir. Demirkent'te yeraltı
mahzenleri vardır. Hangi zamanlara ait olduğu kesin bilinmeyen bu mahzenler,
bugüne kadar kullanılagelmiştir. Tavan ve yan tarafları kaba taşlarla, üstü
yarım kubbe şeklinde örülmüş olan bu mahzenler soğuk hava depoları olarak
kullanılır. Bugün sayıları kırka yakın olan mahzenlerde yazın sıcaktan korunması
gereken yiyecekler saklanır. Kapıları son derece küçük olup, zorlukla girilip
çıkılabilir. Demirkent'te bir de tarihi bir cami vardır. 1897 yılına kadar
camiye bitişik olan tek odalı medresenin yerine, 1907 yılında Hüseyin Hüsnü Paşa
tarafından iki katlı yeni bir medrese yaptırmıştır. Daha önce küçük bir köy
kilisesinden camiye çevrilmiş olan caminin ön pencereleri, kapısı ile birlikte
1907 yılında Hüseyin Hüsnü Paşa tarafından; kıble yönündeki küçük pencereler ise
bundan iki yıl sonra aynı köylü Sabit Hacıoğlu Hasan Ağa tarafından
genişletilerek caminin iç aydınlığı sağlanmıştır. Tarihi cami hakkında detaylı
bilgi için Turizm ve Kültür bölümünde yer alan "Demirkent Köyü Camü" başlıklı
yazıya bakılabilir. İtik mezrasında harap olmuş bir kilise, Yac mezrasında da
bir büyük mağara bulunmaktadır. Köyde halk geçimini daha çok zeytincilikle
sağlar. İlçenin en kaliteli zeytini bu köyde yetişir. Zeytinciliğin yanında
diğer tarım ürünleri de ekilir. Geniş çayır ve meralara sahip mezraları,
yaylaları tarımın ve hayvancılığın gelişmesini sağlamıştır. Gerek köy merkezi
gerekse mezra ve yaylaları muhteşem bir doğa güzelliğine sahiptir. Çok güzel
mesire yerleri vardır. Lalakaş mevkündeki zeytinlikler köye başka bir güzellik
katar. Her yıl geleneksel olarak Salikor yaylasında şenlikler yapılır.