İŞHAN ( İŞHAN) KÖYÜ

Köyde 9. yüzyılın ilk yarısında inşa
edilmiş olan manastır ve kilisenin varlığı buranın en az 1100 yıldan beri
yerleşim yeri ve merkezi bir yer olduğunu gösteriyor. Kanuni Sultan Süleyman
devrinde Vezir Kara Ahmet Paşa tarafından 1549 yılında Artvin ve çevresini ele
geçirilip Osmanlı topraklarına katıldıktan iki yıl sonra 1551'de Ardanuç kalesi
de alınınca, merkezi Ahıska olan Ahıska (Çıldır) Eyaletine bağlı olarak Ardanuç
Sancağı kurulmuş, o zamanlar yedi köyün bağlı olduğu bir nahiye olan İşhan da
Ardanuç Sancağına bağlanmıştır. 1595 tarihli Gürcistan Vilayeti Mufassal
Defterinde Gürcistan Vilayetine (Çıldır Eyaletine) bağlı bir nahiye olduğu
görülüyor. Hangi yıl bağlandığı kesin olarak belli değilse de 1573 tarihli
defterde kayıtlı olmadığına göre 1573-1595 yılları arasında bağlandığı
anlaşılıyor. 1828 Osmanlı-Rus savaşı sonrası 1829'da imzalanan Edirne
antlaşmasıyla Ahıska (Çıldır) Eyaleti Ruslara bırakılınca Eyalet teşkilatının
yapısı bozulmuş ve bundan sonra Oltu merkezli yeni Çıldır Eyaleti teşkilatı
kurulmuş, İşhan nahiyesi de bu eyalete bağlanmıştır. Yusufeli ilçe merkezi
bugünkü yerine nakledildikten sonra da Yusufeli'ye bağlanmıştır. Kınalıçam,
Morkaya, Pamukçular ve Arpacık köyleriyle sınırı vardır. İlçeye uzaklığı 34 km.
nüfusu 451'dir. Arap, Avres, Bağlık, Cami, Çarşı, Dere, Dervişgil, Kurtgil,
Sanigil, Sırt, Yaygil, Yeni mahalle adlı mahalleler; Büyükdüz, Çukur mezra,
Gevlet, Hacıoğlu, Koşikar, Merekler, Subabare ve Supheç adlı mezralar ile Allos,
Avrek ve Dakmagara adlı yaylalardan oluşur.
İlçenin gelişmiş köylerindendir. Yol, su, elektrik, telefon, ilköğretim okulu ve
on dairelik kamu lojmanları gibi hizmetleri almıştır. Az göç veren köylerdendir.
İklimi, her türlü sebze ve meyvenin yetişmesine müsaittir. Yusufeli'nin en fazla
meyve ve sebze üretilen köylerinin başında gelir. Halk, ürettiği sebze ve
meyvelerin yarısını pazarlayarak ekonomik gelir elde eder. Özellikle seracılığın
son yıllarda köyde yaygınlaşmasının tarımsal alandaki üretim ve kazanca büyük
katkıları olmuştur. Seracılık sayesinde köylülerin ekonomik durumları giderek
iyileşmeye başlamıştır. İşhan köyünün en büyük şansı köyde bulunan tarihi
manastırdır. 9. yüzyılın ilk yarısından kalma İşhan manastırı kilise ve şapelden
oluşmaktadır ve Bagratlı Gürcülerince yaptırılmıştır. Her yıl yüzlerce kişiyi bu
köye çeker. Yerli ve yabancı yüzlerce turistin tarihi kiliseyi ziyarete gelmesi
köy ekonomisi ve tanıtımına da katkı sağlar. Bu tarihi İşhan kilisesinin batı
bölümü Osmanlılar zamanında camiye dönüştürülmüş ve 1983'e kadar da cami olarak
kullanılmıştır. Camiye dönüştürülmesi sayesinde daha fazla harap olmaktan
kurtarılmıştır.