|
Güle Güle Şehidim
Vurulmuştu anaların yiğidi.
Bir kör kurşundu talihsizliği.
Yatıyordu upuzun.
Al Bayrağa sarılı tabutunun içinde.
O, gökyüzünden bakarken cenazesindeki mahşeri kalabalığa;
Zıpkın gibi Türk teğmeni yeri göğü inletiyordu.
Gür sesini,
Dosta,
Düşmana herkese dinletiyordu.
Kahraman Asker!
Bu vatan sana minnettardır.
Biz ki bu vatanın evlatlarıyız,
Biz ki bu Kahraman Türk annesinin evlatlarıyız,
Biz ki bu Kahraman Türk ordusunun neferiyiz,
Ant içiyorum kanın yerde kalmayacak.
Tüylerim diken dikendi.
Arada bir sessizlik oluyor,
Yeniden teğmenin gür sesi duyuluyordu.
Kalabalık bir dalgalanıyor, bir duruluyordu.
Ve mahşeri kalabalık,
Bin kere ölmüş, bin kere geri gelmişti şehidini uğurlamaya.
Bu Vatan dedi teğmen.
Şehitlerin kanıyla,
Canıyla,
Namusuyla,
Anaların gözyaşlarıyla payidardır.
Ölmeye değer.
Söz konusu vatan ise eğer.
Güle güle asker.
Güle güle analar yiğidi.
Ya rab beni de al,
Bu şehit kadar onurlu öleceksem eğer.
Ve bir ananın ağlamaklı sesi duyuldu teğmenin ardından.
Al Bayraklı tabutun kenarına elini sürüyordu.
Bastonuna dayanmış ayakta zor duruyordu.
Güle güle şehidim.
Güle güle sana.
Oğlum Mehmet’e selam söyle.
Anan çok iyiymiş de emi.
Bizi düşünmesin sakın.
İlaçlarımı zamanında içiyorum, merak etmesin.
Bak buraya kadar yürüdüm sen şahitsin.
Güle güle şehidim.
Oğlum Mehmet’i öp benim için.
Söyle üstünü açmasın.
Üşütür yüreğim dayanmaz.
Ona zeval gelirse ölürüm.
Belki,
İnşallah,
Yaşlı bedenim uyur! Uyanmaz.
Bende, bende sizin yanınıza gelirim.
Ben gelene kadar;
Oğlum Mehmet’e bak benim için.
Tabutuna bir nazarlık koydum.
Oğlumun yakasına tak benim için.
Hadi şehidim güle güle… |