SULEMİNTA
Suleminta derler, işte burası,
Tuspir ile pek yakındır arası,
İki yangın görmüş, ağır yarası,
Akar gözyaşları Sulemintanın.
Duydum ki tamamen yanmış yapılar,
Çoğu yoktur, kitli idi kapılar,
Beter yanmış, aydınlanmış tepeler,
Işığı karardı, Sulemintanın.
En son gördüm 93’ün yazında,
Cennet misaliydi benim gözümde,
Acı tebessüm var, halkın yüzünde,
Şükür, can kaybımız yok Suleminta.
İlkbaharda çiçeklerin kokardı,
Pınarların nazlı nazlı akardı,
Birçok ocağından duman tüterdi,
Şimdi her tarafın, kül Suleminta,
Dursun dayı durur yaptığın cami,
Ona bir arkadaş Kayanın evi,
Halkın ilkbaharda şenledir seni,
Belki yüzü güler Sulemintanın.
Bozulmuş buranın devranı demi,
Tanımadan yandı, Nuray’ın evi,
Bu dünya fanidir bildim encamı,
Sende bunu böyle, bil Suleminta.
Öküz kalmadı ki, sürüsek ağaç,
Yolların yoktur ki, yanaşsın araç,
Belki dertlerine tez olur ilaç,
Şehire dönersin, sen Suleminta.
Mevla bilir içimdedir acılar,
Ramazanda hoş olurdu geceler,
Yetiştirdin, çok hacılar hocalar,
Cehalete Nur’dun sen Suleminta.
Hepinize geçmiş olsun dostlarım,
Özledim sizleri görmek isterim,
Yıprandı kumaşım, kaldı astarım,
Bende senin gibi, çul Suleminta.
Vallahi bu şekil zor olur geçim,
Sana ağlıyorum hep içim içim,
Köyün muhtarını içizden seçin,
Bulur derde derman, ey Suleminta.
Bu nasıl tecelli bu nasıl kader,
Günbegün artıyor gam ile keder,
Saboğlinun toru yazdı bu kadar,
Allaha emanet, kal Suleminta.
Mehmet AYDIN
Artvin – Yusufeli – Demirdöven Köyü Eski Muhtarı