SULEMİNTAYA AĞIT
Gecenin yarısı olay gelişmiş
Köyün ortasından ateş alışmış
Yanıyoruz diye herkes kaçışmış
Tarihten silindin ey Suleminta
Güzellikte yoktur senin emsalin
Ne kadarki dersin perişan halin
Yandın Suleminta kalmadı külün
Tarihten silindin ey Suleminta
Haberi alınca aklım dolandı
Duydum ki Suleminta tamamen yandı
Alevler dikildi göğe dayandı
Tarihten silindin ey Suleminta
Asırlardır sende millet yaşadı
Altı ay yaz, altı ayın kış idi
Akıllara zarar bu ne iş idi
Tarihten silindin ey Suleminta
Yoksulluk fakirlik cana tak etmiş
Sende büyüyenler bırakıp gitmiş
Seni herkes kaderine terk etmiş
Bozulmuş devranın ey Suleminta
Son bahar dağların garip zamanı
Yandı Suleminta tüter dumanı
Seni yakanların var mı imanı
Bozulmuş devranın ey Suleminta
Bir başkaydı köyümüzün neşesi
Uzaktan gelirdi tulumun sesi
Bir horondur coştururdu herkesi
Bozuldu devranın ey Suleminta
Yok, idi gelirin çoktu giderin
Ne garip akıyor Unihedarın
Daha bundan sonra yok iktidarın
Bozuldu devranın Ey Suleminta
Şimdi küçük dere boşa çağlasın
Kimse yok idi ki suyu bağlasın
Seni tanıyanlar sana ağlasın
Bozuldu devranın ey Suleminta
Ağaç kestim odun yardım ormanda
Çok horon oynadım büyük harmanda
Her şey bitti kalmadı ki devranda
Tarihten silindin ey Suleminta
Sende geçirmişim gençlik çağımı
Özlemişim sularını dağını
Kaymağını peynirini yağını
Emsalin bulunmaz ey Suleminta
Boşa gitti ata dede emeği
Severdim yaylada kaymak yemeyi
Ağzım etmiyor ki yandı demeyi
Tarihten silindin ey Suleminta
Yeter uzun oğlu bu kadar yeter
Yandı Suleminta dumanın tüter
Şimdi her tarafta baykuşlar öter
Tarihten silindin ey, Suleminta
SERGATLİ OZAN
UZUN OĞLU
NEJAT UZUN